Site Rengi

DOLAR 13,7253
EURO 15,5558
ALTIN 787,14
BIST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Çok Bulutlu
İstanbul
18°C
Çok Bulutlu
Cts 15°C
Paz 14°C
Pts 16°C
Sal 16°C

ATAMIZI SAYGI VE ÖZLEM İLE ANIYORUZ

epilady
Epilady kişisel bakım salonu Nuriye Hagi Atak tarafından kurulmuş olup 06.12.2015 yılından itibaren sultanbeyli -İstanbul da hizmet vermeye başlamıştır.Uygulamalarımız kişiye özel,müşteri memnuniyeti odaklı uzman kişiler tarafından yapılmaktadır.Hizmet alanında yeterli Bilgi ve tecrübeye sahip uzman kadromuzla yaptığımız her işlem ve uygulama öncesinde danışanlarımıza Bilgi verilmektedir.Danışanlarımıza işlem öncesinde olduğu gibi;İşlem sonrasında da gerekli olan tüm Bilgi ve Destek sağlanmaktadır.Yapılan uygulamalar hakkında danışanlarımıza yine uzman çalışma arkadaşlarımız gerekli bilgi ve önerileri detaylı bir şekilde anlatarak,gerekli bilgileri vermektedir.Kurumumuz açıldığı tarihten itibaren en önemli odak noktalarımızdan biride hijyendir.Herşeyden önce danışanlarımızın sağlığı bizim için en önemli kriter olmuştur.Bu bağlamda alanında tek ve rakipsiz bir kurum olduğumuz;Gerek yerel basın gerek bağlı bulunduğumuz ilçe sağlık müdürlüğü tarafından resmî olarak tescillenmiştir.Epilady Kişisel Bakım Salonu olarak,Siz değerli müşterilerimize daha kaliteli hizmet verebilmek adına 500 m² yenilenen salonumuzla ve genişleyen Epilady ailesi ile hizmet vermekteyiz.
10.11.2021
16
A+
A-

10 KASIM 1938’DE NELER YAŞANDI?

Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlık sorunları 1937 yılından itibaren artmaya başladı. Ölüm yılı olan 1938’in başlarında Atatürk’e siroz hastalığı teşhisi konuldu. Türk doktorların yanı sıra Avrupa’da da alanında uzman doktorlar getirildi ve tedaviler uygulanmaya başlandı. 

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1938 tarihinde, TBMM‘nin açılışına hastalığı sebebiyle katılamadı. Uygulanan tedavilere ne yazık ki cevap veremeyen Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe günü sabahı saat 09:05’te İstanbul‘un Beşiktaş ilçesi bulunan Dolmabahçe Sarayı’nda son nefesini vererek hayata gözlerini kapadı. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi uykusuna gömüldü.

ARA REKLAM ALANI

ANITKABİR NEDEN YAPILDI?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da yer alan Anıtkabir, Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarıdır. 10 Kasım 1953 günü Mustafa Kemal Atatürk’ün cenazesi, kendisi için yaptırılan Anıtkabir’e taşınmıştır ve ebedi olarak toprağa verilmiştir. Anıtkabir’in yapımına 9 Ekim 1944 tarihinde başlanmış,1 Eylül 1953 yılında yapımı tamamlanmıştır.

ULU ÖNDER ATATÜRK’ÜN VASİYETİ

5 Eylül 1938’de Mustafa Kemal Atatürk’ün el yazısıyla kaleme aldığı vasiyetnamenin içeriği ise şöyle:
“Malik olduğum bütün nukut ve hisse senetleriyle Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi’ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:
*Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
*Her seneki nemadan, bana nisbetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule’ye ayda       bin, Afet’e 800, Sabiha Gökçen’e 600, Ülkü’ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile’ye şimdiki yüzer lira       verilecektir.
*Sabiha Gökçen’e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.
* Makbule’nin yaşadığı müddetçe Çankaya’da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.
* İsmet İnönü’nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.
* Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil kurumlarına tahsis edilecektir.”

“10 KASIM ATATÜRK ANISINA YAZILMIŞ KOMPOZİSYONLAR”

10 KASIM ANISINA

Ulu önder Atatürk’ün vefatının gerçekleştiği 10 Kasım Ülkemiz ve milletimizin yaslarından biridir. 1938 yılından bu yana, her 10 Kasım, Ata’mızın aramızdan ayrılışının hüznünü yaşıyoruz.

Bizler için  her 10 Kasım, atamızın bize bıraktığı vasiyetlerine uyup uymadığımızı değerlendirdiğimiz bir gün olmalıdır. Atatürk’ü anlamak onun benimsediği düşünceleri uygulamakla olur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu yeni bir devre geçişin imzasıdır. Ülkenin her karışı yabancılar tarafından kuşatılmış iken özgürlüğüne düşkün Türk milletine liderlik yapan Atatürk, milletimizin tutsak yaşayamayacağını bilerek öncülük yapıp ülkemizi mucize bir şekilde bağımsızlığına kavuşturmuştur.

Atatürk devrimleri günümüzde bir çok ülkede temsil sayılır. Bağımsızlığını kazanamamış bir çok ülkeye Atatürk devrimleri, örnek teşkil etmiştir. Bu sayede görülüyor ki Atatürk uluslararası bir dünya görüşünün sahibidir.

Her Türk vatandaşının görevi Atatürk’ü her 10 Kasım’da anmak ve anlamaktır ve sonra nesillere anlatmaktır.

TARİHTEKİ KAHRAMAN

Her ulusun tarihinde kahramanlar yatar. Bizim tarihimizdeki kahramanların başında Mustafa Kemal Atatürk gelir. Yine onun aramızdan ayrılışının üzüntüsünü yaşadığımız bir gündeyiz. Bugün günlerden 10 Kasım saat dokuzu beş geçiyor. Ulu önder Atatürk yaşamı boyunca ulusu için çalışmış dünyada nadir liderlerden biridir. Ömrü yettiğince bize kazandırdığı devrimlerle ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmıştır. Atatürk’ ü önce tanımalı ardından yurdumuz ve Türk ulusu için yaptıklarını anlamalı ve anlatmalıyız. Atatürk çok çalıştı ve yorularak aramızdan ayrıldı. Ancak bizler onun birer evlatları olarak izini sürdürmeliyiz. Cumhuriyeti sonsuza ayakta tutmak için çaba göstermeliyiz.

Atatürk, padişahın yanlışları nedeniyle yıkılan ve işgalci devletler tarafından bölünmeye hazırlanan yurdumuzun kurtarıcısıdır. Yüce Atatürk’ ün düşüncelerinden faydalanarak varlığımızı sürdürmeliyiz. Atatürk Cumhuriyet kurulmasından itibaren tüm alanlarda en iyiyi hedefledi. Örneğin; çiftçilik sektörüne katkı sağlamak amacıyla traktör kullandı, yazı tahtasının başına geçip başöğretmenlik yaptı. Bu özverili hizmet aşkı sonuna vücudunu iflas ettirdi.

Atatürk güçlü bir mantığı kişiliğe sahipti. Sert ve kaideli devlet adamlığının yanı sıra, sevgi dolu, yardımsever bir insandı. Yurdunu ve ulusunu gelecek tüm zararlardan korumaya çalışırdı. Yurt ve ulus en kutsal değerlerindendi. Yaşamı boyunca hiçbir zorluktan yılmamış hep başarma güdüsüyle çalışmıştır.

Ulu Önderimiz, Atamız; Bizde emek verdiğin bu yolda, hiç durmadan yürüyeceğiz. Daimi hedefimiz ilkelerini korumak, devrimlerini sonsuza dek yaşatmak olacaktır.

****

ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Dünyanın düzenidir bu. İnsanlar, doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Kimileri hayatta kayda değer bir şey yapmadan yaşarken kimileri ise tarihe adını altın harflerle yazdırarak bu düzende küçük bir değişiklik yaparlar. İşte öyle bir insandı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk… Mustafa Kemal’de herkes gibi bir insandı. Doğdu, yaşadı ama milyonların kalbinde yaşamaya devam etti. İnkılapları ve Türk milletine gösterdiği yolda yürüyen biz evlatları için o ölmedi yüreğimizde yaşıyor. Daha ilkokul çağında öğrenmeye başlarız Atatürk‘ün adını. Önce doğum tarihi, 29 Ekim, 23 Nisan ve nihayet 10 Kasım gelir. Aslında bu tarihlerin önemi ve yapılan devrimlerin, akıtılan kanların nedeni öğrenildikçe büyüyen, düşündükçe anlam kazanan mevzulardır. Bağımsızlığın kazanılması, doğduğundan beri bağımsız yaşayan bizler için, ancak bağımlı olmanın nasıl olacağını hayal ederek anlaşılır. Hiç çabalamadan hakları verilen kadınların, kadın haklarının önemini anlaması için, biraz daha geniş düşünmesi belki de Orta doğuda bir çok memlekette haklarından yoksun yaşayan kadınlara bakması gerekir.

ATATÜRK’Ü ANLAMAK

Atatürk’ü anlamak ve icraatlarını kavramak için önce var olanın değerini anlamalıyız. Sonrasında ise elimizdekilerin yokluğunda neler olabileceğini, tüm bunların nasıl bir ortamda yoktan var edildiğini… İşte o zaman, bizi bizden çok düşünen bu lider, üstün zekası ve yetenekleri ile bize kendisine hayran bırakır.

Neden üzülürüz 10 Kasım’larda?  Atatürk öldü diye. Elbette ki böyle bir insanın daha uzun yaşaması Türkiye için çok daha hızlı bir gelişme sağlardı. Daha kısa zamanda daha büyük işler başarılabilir, Dünyadaki gelişim yarışına daha önden devam edebilirdik. Ancak Atatürk bir insandı. İnsan ömrünün sınırları ile sınırlıydı yaşam süresi. Bu sürede gereken kadarını yaptı ve gitti. Bu yüzden Atatürk’ün ölümüne üzülmek yerine birer Atatürk olmak gerekir.

10 Kasım ölüm yıl dönümüdür. Sevilen bir kimseyi kaybetmenin acısıdır. Ancak 10 Kasım’larda Atatürk’ü aramak, yaşıyor olmasını dilemek tembelliktir, çalışmayı başkasından beklemenin işaretidir. O yapacağını yaptı. Şimdi sıra biz gençlerde. Kazanımlarımıza sahip çıkıp, geliştirmek, çalışmak, ilerlemek hatta koşmak bize düşüyor. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.